Temyiz Mahkemesi Heyeti Umumiyesi | Tarih: 27/02/1929 | Sayı: 8/3 |
GİRİŞ: Ticari İş ve Görevli Mahkeme
Hangi davanın hangi mahkemede görüleceği (görev), davanın kaderini belirler. Ticaret mahkemeleri ile asliye hukuk mahkemeleri arasındaki ayrım, uygulanacak faiz oranlarından ispat usullerine kadar her şeyi değiştirir. 1929 tarihli bu İBK, tarım toplumundan ticaret toplumuna geçiş aşamasındaki Türkiye’de, çiftçilerin ürün satışlarının hukuki niteliğini belirleyerek “Ticari İş” kavramına objektif bir kriter getirmiştir.
HUKUKİ SORUN: Çiftçi Tacir midir?
Bir arazi sahibi veya çiftçi, tarlasından elde ettiği mahsulü (buğday, pamuk vb.) sattığında bu işlem “ticari” sayılır mı? Yoksa bu, çiftçinin hayatını idame ettirmesi için yaptığı “adi” (sıradan) bir iş midir?
Eğer bu iş “adi iş” sayılırsa, uyuşmazlıklara Borçlar Kanunu’nun genel hükümleri uygulanır ve Asliye Hukuk Mahkemesi bakar. Ancak “ticari iş” sayılırsa, Ticaret Kanunu’nun daha sert hükümleri (müteselsil sorumluluk, ticari faiz vb.) uygulanır ve Ticaret Mahkemesi görevli olur. Sorun, çiftçinin tacir olup olmadığından ziyade, işlemin karşı tarafının tacir olması durumunda hukuki rejimin ne olacağıdır.
ÖNCEKİ UYGULAMA: Daireler Arasındaki Çelişki
* **Üçüncü Hukuk Dairesi:** Çiftçinin kendi ürettiği malı satmasını “adi iş” olarak görüyor ve Ticaret Mahkemesi’nin görevsiz olduğunu savunuyordu. Çünkü çiftçi, alıp-satan (trader) değil, üretip-satandır.
* **Ticaret Dairesi:** İşlemin diğer tarafı tacir ise veya işlem Ticaret Kanunu kapsamında düzenlenmişse, çiftçi taraf olsa bile davanın ticari olduğunu savunuyordu.
İBK KARARI: Gerekçeli Açıklama
Yargıtay Genel Kurulu, “Karma Ticari İş” teorisini benimseyen bir yaklaşım sergilemiştir.
Gerekçeye göre:
1. Bir çiftçinin mahsulünü satması, kendisi açısından “adi iş” (umuru âdiyeden) olabilir.
2. Ancak, Ticaret Kanunu’nun 23. maddesi (o dönemki kanun) açıktır: Taraflardan biri için ticari olan iş, kanunda aksine hüküm yoksa, diğer taraf için de ticari hükümlere tabidir.
3. Eğer çiftçi, malını bir **tacire** veya **satmak amacıyla alan bir kişiye** satıyorsa, alıcı yönünden bu iş ticaridir.
**Nihai Karar:** Arazi sahibi ile mahsulü satın alan tacir (veya satmak için alan kişi) arasındaki davalar, Ticaret Kanunu hükümlerine tabi olduğundan, bu davaların görülme yeri **Ticaret Dairesi’nin (Ticaret Mahkemesi’nin)** görevidir.
PRATİK SONUÇLAR:
Günümüzde Türk Ticaret Kanunu (TTK) değişmiş olsa da mantık “Ticari İş” karinesi üzerinden devam etmektedir.
1. **Görevli Mahkeme Tespiti:** Müvekkilin bir çiftçi ve ürününü bir fabrikaya veya tüccara sattıysa, parasını alamadığında açacağın dava “Ticari Dava” niteliğindedir. Davayı Asliye Ticaret Mahkemesi’nde açmalısın.
2. **Faiz Talebi:** Davan ticari olduğu için, borçluya karşı “ticari temerrüt faizi” (avans faizi) talep edebilirsin. Yasal faizle yetinme. Bu, müvekkiline ciddi maddi kazanç sağlar.
3. **Zamanaşımı:** Ticari işlerde zamanaşımı süreleri Borçlar Kanunu’ndan farklılaşabilir, buna dikkat et.
4. **İspat:** Karşı taraf tacir olduğu için ticari defterlerine delil olarak dayanabilirsin.
İLGİLİ MEVZUAT
* (Eski) Ticaret Kanunu m. 23.
* (Yeni) 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 3 (Ticari İş), m. 19 (Ticari İş Karinesi).
Kaynak: Resmi Gazete, Sayı: 1181
Not. Söz konusu İBK Resmi Gazetede yayınlanmış en eski kararlardan olması , tarihi değeri sebebiyle paylaşılmıştır. Buradaki bilgilerin güncel hukuki bilgilerle karşılaştırılması ve güncel olan bilgilere itibar edilmesi önemlidir.